Ilk gune ozel bir ilk film var aklimda. La Maison en Petits Cubes, bu sene animasyon dalinda oskara layik gorulen film..Oskar odul torenini izlemeden once bu film hakkimda en ufak bir bilgim bile yoktu tabii ki..Ama oskari almak icin sahneye gelen japon yonetmenin tavirlari bu film ustunde iyice merak uyandirdi bende. Aslinda (ne yazik ki) sasirilacak bir sey yoktu ve belki kendim burada bir 'uzayli' iken boyle bir yorum yapmam cok yanlis ama maalesef gercekler boyle. Sirin bir sekilde sahneye cikan yonetmen pek ingilizce konusamadi, insanlar gulduler ve burukta olsa benim de yuzumde bir gulumseme olustu. Ertesi gun buradaki Tv showlarindan birinde yonetmenle acikca dalga gecen bir adam: konusmasindan tek anladigim sey "Domo arigato" cumlesi oldu, dedi...Ama bu sabah filmi izledigimde icime dokundu..Cizimlerden, filmin yonetiminden falan anlamam ama gercekten cok etkilendim..Biraz da hayiflandim aslinda..Yonetmenin konusmasiyla dalga gecen bu adam, onun yapabildiklerinin yarisini yapabilecek yetenekte bir insan mi acaba diye..Uzun lafin kisasi firsatiniz olursa mutlaka izleyin..Kisacik, tek kelime edilmeden, sadece muzigiyle bile insani etkileyebilecek 12 dakikalik bir film..Sularin altindaki gecmisine bakan, yalniz bir adamin hikayesi diyelim, fazla soze gerek yok izleyip gorun.
Sunday, March 8, 2009
Küçük küpler evi..
Yeni bir bloga baslamak icin iclere huzur, mutluluk ve enerji veren bu bahar gununden daha iyi bir zaman olamaz heralde..Ben de basliyorum..Bu yeni blogda izledigim filmler ustune yazmak ve belki de (sizlerin de katilimiyla :)) yeni filmler kesfetmek amacini guduyorum :) Filmler hakkinda cok ustun yorum yapacak bilgiye sahip olmasam da beni biraz taniyan herkes bilir ki yeni cikan pek cok filmin en azindan fragmanini izlemisligim vardir.(Tabii burada dunya sinemasini degil de daha cok amerikan sinemasini kastediyorum.) Bunun yaninda bazi yonetmenlenlerin eski, siyah-beyaz filmlerine dadandigim zamanlar da olmustur gecmiste..Iste ben de butun bunlari goz onune alarak filmler hakkinda yazacagim bir blog olusturmaya karar verdim..
Ilk gune ozel bir ilk film var aklimda. La Maison en Petits Cubes, bu sene animasyon dalinda oskara layik gorulen film..Oskar odul torenini izlemeden once bu film hakkimda en ufak bir bilgim bile yoktu tabii ki..Ama oskari almak icin sahneye gelen japon yonetmenin tavirlari bu film ustunde iyice merak uyandirdi bende. Aslinda (ne yazik ki) sasirilacak bir sey yoktu ve belki kendim burada bir 'uzayli' iken boyle bir yorum yapmam cok yanlis ama maalesef gercekler boyle. Sirin bir sekilde sahneye cikan yonetmen pek ingilizce konusamadi, insanlar gulduler ve burukta olsa benim de yuzumde bir gulumseme olustu. Ertesi gun buradaki Tv showlarindan birinde yonetmenle acikca dalga gecen bir adam: konusmasindan tek anladigim sey "Domo arigato" cumlesi oldu, dedi...Ama bu sabah filmi izledigimde icime dokundu..Cizimlerden, filmin yonetiminden falan anlamam ama gercekten cok etkilendim..Biraz da hayiflandim aslinda..Yonetmenin konusmasiyla dalga gecen bu adam, onun yapabildiklerinin yarisini yapabilecek yetenekte bir insan mi acaba diye..Uzun lafin kisasi firsatiniz olursa mutlaka izleyin..Kisacik, tek kelime edilmeden, sadece muzigiyle bile insani etkileyebilecek 12 dakikalik bir film..Sularin altindaki gecmisine bakan, yalniz bir adamin hikayesi diyelim, fazla soze gerek yok izleyip gorun.
Ilk gune ozel bir ilk film var aklimda. La Maison en Petits Cubes, bu sene animasyon dalinda oskara layik gorulen film..Oskar odul torenini izlemeden once bu film hakkimda en ufak bir bilgim bile yoktu tabii ki..Ama oskari almak icin sahneye gelen japon yonetmenin tavirlari bu film ustunde iyice merak uyandirdi bende. Aslinda (ne yazik ki) sasirilacak bir sey yoktu ve belki kendim burada bir 'uzayli' iken boyle bir yorum yapmam cok yanlis ama maalesef gercekler boyle. Sirin bir sekilde sahneye cikan yonetmen pek ingilizce konusamadi, insanlar gulduler ve burukta olsa benim de yuzumde bir gulumseme olustu. Ertesi gun buradaki Tv showlarindan birinde yonetmenle acikca dalga gecen bir adam: konusmasindan tek anladigim sey "Domo arigato" cumlesi oldu, dedi...Ama bu sabah filmi izledigimde icime dokundu..Cizimlerden, filmin yonetiminden falan anlamam ama gercekten cok etkilendim..Biraz da hayiflandim aslinda..Yonetmenin konusmasiyla dalga gecen bu adam, onun yapabildiklerinin yarisini yapabilecek yetenekte bir insan mi acaba diye..Uzun lafin kisasi firsatiniz olursa mutlaka izleyin..Kisacik, tek kelime edilmeden, sadece muzigiyle bile insani etkileyebilecek 12 dakikalik bir film..Sularin altindaki gecmisine bakan, yalniz bir adamin hikayesi diyelim, fazla soze gerek yok izleyip gorun.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
bende bununla ilgili guzel yorumlar duymustum, vakit bulur bulmaz izlemek istiyorum. Ayrica bu blogu cok sevdim ben, iyiki bugun hava guzelmis :)
ReplyDelete